Bir Öğretmenin Açtığı Yoldan Umut Vagonu’na
08 Ocak 2026

Bir Öğretmenin Açtığı Yoldan Umut Vagonu’na

Bu yazı;

Ortaokul yıllarında kelimelerle tanışmama, yazmayı sevmeme ve öğretmenlik mesleğinin kalbimde yer etmesine vesile olan
Türkçe öğretmenim Mehmet Akif Keskin’e armağanımdır.
Hayatta insanın yolunu aydınlatan öğretmenler vardır. Onlar sadece ders anlatmaz; bir mesleği, bir duyguyu, bir hayali kalbinize yerleştirir. Benim için o öğretmen, ortaokulda Türkçe derslerimize giren Akif öğretmenimdi.
O yıllarda iki hayalim vardı: Ya okul öncesi öğretmeni olacaktım ya da onun gibi bir Türkçe öğretmeni. Çünkü öğretmenlik mesleğini ilk kez onun derslerinde sevdim. Kelimelerin yalnızca cümle kurmak için değil; iyileştirmek, güçlendirmek ve umut taşımak için de var olduğunu bana o öğretti.
Bir gün bir kulüp kurmuştu. Yazdığımız şiirleri, hikâyeleri her cuma bir araya gelip okurduk. Zamanla o yazılar bir kitaba dönüştü. Belki kusursuz değildi ama bize aitti. Bir çocuk için bundan daha büyük bir “sen değerlisin” hissi olabilir mi?
Bugün okul öncesi öğretmeniyim. Küçük ellerle, küçük cümlelerle ama büyük duygularla çalışıyorum. Umut Vagonu’nda gönüllü olurken de aslında aynı yerden yürüyorum. Çünkü Akif öğretmenin öğrencisi olmak, bana sadece yazmayı değil, iyiliği çoğaltmayı da öğretti.
Bugün çocukların kalbine umut ekerken, aslında onun yıllar önce attığı tohumları yeşertiyorum. Çünkü bir öğretmenin yaktığı ışık, yıllar sonra başka çocukların yolunu aydınlatabiliyor. Ve bazı öğretmenler sınıfta kalmaz; öğrencilerinin hayatında umut olarak yoluna devam eder…

— Umut Vagonu Köşe Yazarı