İnsan gerçekten iyileşmek isterse, dünyada kalbine dokunan her şey bir şifaya dönüşebilir.
04 Ağustos 2026

İnsan gerçekten iyileşmek isterse, dünyada kalbine dokunan her şey bir şifaya dönüşebilir.

İnsan gerçekten iyileşmek isterse, dünyada kalbine dokunan her şey bir şifaya dönüşebilir. Bana iyi gelen şey ise yazmak oldu.

İlkokul yıllarımda hatıra defterlerim vardı. Her sayfasına arkadaşlarımla birbirimize güzel anılar, küçük notlar ve resimler bırakmışız. Sanmayın ki her satırı sadece mutlulukla doluydu. Bir arkadaşımızı lösemi nedeniyle kaybetmişiz; günlerce onu yazmışım.

Şimdi dönüp o sayfalara baktığımda, iyi ki yazmışım diyorum. Çünkü o satırlar yalnızca geçmişi saklamamış, bugün büyümüş hâlime de yol göstermiş. Her anısı, bana kendimden bir parça bırakmış.

Yıllar sonra fark ettim ki yazmak sadece yaşananları kaydetmek değilmiş. Bazen içimize sığmayan bir duyguyu usulca kâğıda bırakmakmış. Söyleyemediklerimizi, ağlayamadıklarımızı, unutmaktan korktuklarımızı emanet etmekmiş.

Belki de bu yüzden her yazdığım satır, omuzlarımdan görünmeyen bir yükü aldı. Acılar silinmedi ama hafifledi. Sevinçler geçmedi, aksine yeniden yaşandı. Yazdıkça kendime yaklaştım, kendimi daha iyi duymaya başladım.

Şimdi biliyorum ki bazı yaraları zaman değil, onlara cesaretle bakabilmek iyileştiriyor. Ben o cesareti yazarken buldum. Kalem elimdeyken ne hissettiğimden kaçmadım. Her cümle bana şunu fısıldadı: “Geçtin, büyüdün ve hâlâ buradasın.”

Belki de bir gün bu satırları bir başkası okuyacak. Kendinden bir parça bulacak ve yalnız olmadığını hissedecek. İşte o zaman yazmanın sadece bana değil, bir başkasının kalbine de şifa olabileceğine inanacağım.